12 Temmuz 2024 Cuma

 

YURTDIŞI BAYİ YAPILANMASINA NEREDEN BAŞLAMALI

İhracat yapmayı fuarlara katılmak ve orada tanıştığınız müşteriler ile anlaşarak birkaç konteyner mal göndermekten mi ibarettir? Günümüzde başka yol ve yöntemleri var mıdır? Bu yazımda yurtdışında hedef ülkelerde bayi  yapılanmasına  nereden ve nasıl başlanacağını ele aldım.

Ülkemizde genel geçer ihracat modeli, yurtdışında hedef ülkede bir ithalatçı/toptancı bulma ve ona satış yapma şeklindedir. Bu modelde bir toptancının bulunması ve onunla anlaşılması yeterlidir. Fiyatlama bu toptancı için yapılır. İhracatçı firma, ithalatçı firmaya verdiği fiyatı bilir ve bu fiyatı yönetir. Bundan sonra hedef, mümkün olduğunca bu toptancıya sevk edilen konteynerleri arttırmaktır. Bu toptancının hedef ülkede kime sattığı, nerede sattığı, nasıl sattığı, hangi fiyattan sattığı, hangi kanalı kullandığı pek araştırılmaz ve üstünde durulmaz.

İhracatçı bir firma ile yaptığım görüşmede, bir ülkede ithalatçı toptancının karının, kendi karlarından yüksek olduğunu yeni fark ettiklerini söylemişti. İhracatçı firmanın ilgi alanı, toptancıya kadar olunca böylesi sonuçlar normaldir. Sonrası -eğer fark edilirse- kaçırılan fırsatlara yanmadır.

Oysa günümüzde dijital teknolojilerin gelişmesi ile edilgen değil etkin-proaktif- bir ihracat faaliyeti yürütülebilir. İhracatta, hedef ülke pazarına bütünlüklü ve bütüncül yaklaşılmalıdır. Bütüncül yaklaşım ile kalıcı, sürdürülebilir satış miktarlarına ulaşılır ve karlı bir iş yapılmış olur. Bunun için ise gereken daha iddialı ve daha proaktif bir tutumdur.   

Peki ne yapmalı ve nereden başlamalıdır? İhracat faaliyetini bütüncül yapmak isteyen firmalar için bir kılavuz hazırladım. Aşağıdaki çerçevede hazırlıklarını yapan firmalar kendilerini daha güçlü hissedecektir. Bu çerçeve ile stratejik bir ihracat planı ve modeli oluşacaktır.  

Ancak aşağıdaki çalışmalardan önce veya birlikte, GTİP kodlarına göre ülkedeki  ihracat gümrük vergileri, kotalar, ödeme ve teslim şekilleri ve  evrak mevzuatının araştırıldığını ve bilindiğini varsayıyorum.  İhracat mevzuatının temel çalışmaları zaten yapılmak durumunda. Konumuz bunun ötesine geçmekte.

PAZAR VE REKABET ANALİZİ YAPMAK

·        Hedef ülkede Pazar büyüklüğünün ölçülmesi

o   Yurtiçi üretim miktarı 

o   İthalat miktarı

·        Başlıca rakipleri tespit ettik mi?

o   Yurtiçi üretici rakipler 

o   İthalatçı konumundaki rakipler

·        Bu rakiplerin ülkedeki yaklaşık satış hacmi ve Pazar payını tespit edebiliyor muyuz?

o   Yurtiçi üreticilerin Pazar payı

o   İthalatçıların Pazar payı

ÜRÜN ANALİZİ YAPMAK

·        Hedef ülkede hangi ürünlerin pazara sunulduğunun tespit edilmesi. Ürün komşuluk analizinin yapılması.

·        Pazarda rakiplerin sunduğu ürünlerin özelliklerini analiz edilmesi. En çok satılan ve talep gören ürünü ve ürün özelliklerinin tespit edilmesi.

·        Hedef ülkede markalaşmış ve marka değeri yüksek ürünler, firmalar veya markaların araştırılması. Pazarda hakim olan markaların tespit edilmesi.

·        Satılacak ürünün rakip ürünler ile karşılaştırılması.  Ürün özelliklerinin pazara sunmak için yeterliliğinin tespit edilmesi.

FİYAT ANALİZİ YAPMAK

·        Rakip ürünlerin perakende fiyatlarının belirlenmesi.

o   Rakip firmaların fiyatlarının firma ve ürün çeşidi düzeyinde analizi.

o   Rekabetçi fiyat seviyesinin belirlenmesi.

·        Hedef ülkede dağıtım kanallarında rakiplerin fiyatlarını ve ticari koşullarının tespit edilmesi.

o   Distribütör, bayi ve satış noktasına kadar fiyat seviyeleri, ticari koşulları

·        Ülkeye teslim noktasında oluşan SMM (satılan malın maliyeti) ile perakende fiyat arasındaki seviyenin netleştirilmesi.  

·        Her aracı kanalda uygulanacak fiyat seviyesinin ve aracı kanallarda geçerli olacak ticari şartların oluşturulması.

KANAL ANALİZİ YAPMAK

·        Hedef ülkede nihai müşteriye ürünü ulaştıran dağıtım kanalının aşamalarının analiz edilmesi.

o   Yurtiçi üreticilerin dağıtım kanalı nasıldır? Kaç aşamalıdır?

o   Aracı kanalları kimdir ve nasıldır?

o   İthalatçı firmaların dağıtım kanalı nasıldır? Kaç aşamalıdır? Aracı kanalları kimdir ve nasıldır?

·        Hedef ülkenin coğrafik-idari yapılanmasının belirlenmesi.

o   Bölgesel idari yönetim birimlerini tespiti

o   Hangi idari bölgelerin öncelikli olduğuna karar verilmesi.

·        Rakiplerin dağıtım gücünün ülke içinde ölçülmesi.

·        Hedef ülkeye girişte kullanılacak dağıtım kanalına karar verilmesi.

o   Tek distribütör ile girilmesi

o   Tek distribütör ve ona bağlı bölgesel bayiler oluşturulması.

o   Distribütörsüz bölgesel bayiler oluşturulması.

BAYİ YAPILANMA STRATEJİSİ GELİŞTİRMEK

·        Hedef ülkede kimlere bayilik verileceğinin tespit edilmesi.

o   Adaylar nerede ve nasıl bulunacak?

o   İthalatçı firmalarla mı hareket edilecek?

o   Yeni alternatif adaylar oluşturulacak mı?

o   Firma için doğru iş kolları nedir?

o   Doğru bayi adayları kimdir?

·        Bayi adaylarının hangi iş kollarından bulunacağı netleştirildikten sonra aday havuzu oluşturulması.

·        Bayi adaylarına sunulmak üzere “Bayi Teklif Paketi”nin hazırlanması

·        Bayi adaylarını seçmek için değerlendirme modelinin oluşturulması.

·        Bayilerin yönetimi için “Yönetim Modelinin ” oluşturulması.  

·        Yurtdışı bayilerin performansını ölçmek için KPI’ların belirlenmesi.

Yabancı bir ülke için böylesi detaylı bir çalışma yapmak kuşkusuz zor olacaktır. Her bilgi ve veriye ulaşmak, bulmak mümkün olmayacaktır. Ancak körlemesine giriş yapmak veya “kervanı yolda düzmek” yerine bu çalışmanın yapılabildiği kadar yapılması gerekir. Günümüzde bilgi kaynaklarına ulaşmanın yolları vardır. Yeter ki niyet olsun.

 

3 Temmuz 2024 Çarşamba

 

Türkiye’nin Motorlu Taşıt Parkı, Tamirci/Servis ve Yedek Parça Ekosistemi: 2024 Analizi

Türkiye’de otomotiv sektörü yalnızca araç satışlarından ibaret değil; servis, bakım, onarım ve yedek parça ağı da bu ekosistemin ayrılmaz bir parçası. 2024 verileri, Türkiye’nin araç parkı ile servis ve yedek parça altyapısının bölgesel farklılıklarını çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.

Türkiye Genelinde Görünüm

2024 yılı itibarıyla Türkiye yollarında 22,67 milyon motorlu taşıt bulunuyor. Bu dev araç parkına hizmet veren 121.760 özel servis ve tamirci ile 27.100 yedek parçacı faaliyet gösteriyor.

  • Her 186 araca 1 tamirci düşüyor.
  • Her 837 araca 1 yedek parçacı hizmet veriyor.
  • Ortalama olarak her 5 tamirciye karşılık 1 yedek parçacı mevcut.

Bu oranlar, otomotiv satış sonrası hizmet pazarının ne denli büyük bir hacme sahip olduğunu gösteriyor.

Bölgesel Dağılım

Veriler, araç parkı ile servis/yedek parça yoğunluğunun bölgelere göre önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor.

  • Marmara Bölgesi, 7,33 milyon araç ile Türkiye’nin araç parkının %32’sini barındırıyor. Ancak 231 araç/tamirci oranı ile servis yoğunluğu en yüksek bölge. Bu durum, servis işletmeleri için ciddi iş potansiyeli anlamına geliyor.
  • İç Anadolu 4,65 milyon araçla ikinci sırada yer alıyor. Servis yoğunluğu 201 araç/tamirci seviyesinde.
  • Ege Bölgesi, araç başına düşen tamirci sayısında görece daha iyi bir tabloya sahip (167 araç/tamirci).
  • Karadeniz ve Güneydoğu, araç sayısına oranla en yaygın servis ağına sahip bölgeler. Özellikle Güneydoğu’da 137 araç/tamirci oranı ile hizmet erişimi daha kolay.
  • Yedek parçacı yoğunluğu, araç sayısına kıyasla en yüksek Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da. Buna karşılık Marmara ve Akdeniz’de yedek parçacı sayısı görece düşük; bu durum potansiyel yatırım alanı olarak değerlendirilebilir.

İl Bazında Dikkat Çeken Noktalar

  • İstanbul, tek başına yaklaşık 5,4 milyon araç ile Türkiye’nin araç parkının dörtte birini barındırıyor. Ancak servis ve yedek parçacı yoğunluğu, araç sayısına göre düşük. Bu durum, yüksek iş hacmi ancak yoğun rekabet anlamına geliyor.
  • Ankara ve İzmir, hem araç parkı hem de servis/yedek parça sayısı bakımından güçlü iller arasında.
  • Tunceli, Bayburt, Ardahan gibi küçük illerde araç sayısı düşük olmasına rağmen, araç başına düşen servis sayısı yüksek. Bu illerde hizmet erişimi kolay, ancak pazar hacmi sınırlı.
  • Güneydoğu illeri (Şanlıurfa, Diyarbakır, Gaziantep), yedek parçacı yoğunluğu açısından öne çıkıyor.

 

Sektörel Değerlendirme

Türkiye’de motorlu taşıt sayısı her geçen yıl artarken, satış sonrası hizmet ekosistemi de bu artışa paralel şekilde büyüyor. Ancak veriler gösteriyor ki:

  • Büyükşehirlerde yoğun iş hacmi var fakat servis ve yedek parçacı başına düşen araç sayısı yüksek → İş yükü fazla, rekabet yoğun.
  • Anadolu illerinde daha geniş hizmet erişimi var ancak araç parkı düşük → Pazar hacmi sınırlı.
  • Marmara, İç Anadolu ve Ege, yatırım ve genişleme açısından yüksek potansiyel taşıyan bölgeler.

Bu analiz, hem mevcut servis ve yedek parça işletmelerine hem de yatırım yapmayı planlayan girişimcilere bölgesel strateji oluşturma konusunda net bir yol haritası sunuyor.

 

Ek Tablo:

Krizde Satış Gliştirme

  Ticari Politika Kılavuzu: Kârlılık ve İskonto Yönetimi Stratejileri 1. Giriş: Satışta Kârlılığın Yeni Denklemi ve Operasyonel Disiplin ...