REKABET MÜCADELESİNDE NASIL
KAZANILIR?
Piyasa arenasına çıkan her
firma düşük veya yoğun bir rekabetle karşı karşıya kalır. Bu mücadelede ara
sıra yenen değil sürekli galip olmak isteyen firmaların güçlü bir stratejiye
ihtiyaçları vardır. Kimileri bunun farkındadır kimileri değildir. Ama sürekli
kazanmak isteyen firmaların izleyeceği stratejiler bellidir. Pazarlama tarihi
ne yapılması ve yapılmaması gerektiğini bize söyler…
Rekabet mücadelesinde kazanmak
için iki temel yaklaşım vardır:
·
Rakip Odaklı Yol; Rekabet Üstünlüğü sağlamak
·
Müşteri Odaklı Yol; Karşılanmamış müşteri
ihtiyacını karşılamak
Rekabet üstünlüğü içinde iki yol
kullanılır:
·
Maliyet liderliği ile fiyat avantajı yaratmak
·
Farklılaşma ile rakibe göre daha üstün
özellikler ve faydalar geliştirmek (M.Porter;Rekabet Stratejisi kitabı)
Karşılanmamış müşteri ihtiyaçları
ise var olan ama mevcut ürün/marka seçenekleri tarafından karşılanamayan,
keşfedilmemiş müşteri ihtiyacını tanımlar. Böyle bir ihtiyacı bulup çıkarmak ve
bu ihtiyacı tatmin edecek ürünler üretmek (ve bunu doğru markalamak) büyük bir
rekabetçi avantaj kazandırır. Büyük ve güçlü markalar karşılanmamış müşteri
ihtiyacından doğar. Bu ihtiyaç alanı için tüketici zihnine ilk giren ve en
tepede oturmayı başaran markalar kolay kolay yenilmezler.
Rekabet üstünlüğü öncelikle
şirketin rakiplerine odaklanır. Bu önemlidir ancak yeterli değildir.
Karşılanmamış müşteri ihtiyacı ise öncelikle müşterilere odaklanır. Boş olan,
rakiplerin farkında olmadığı, keşfedilmemiş bir ihtiyaç alanını hedefler.
Güçlü ve kazandıran bir
stratejinin can damarı rakipleri yenmek değil, karşılanmayan bir ihtiyacına
hizmet etmektir. Karşılanmayan bir ihtiyacı bulup ve bunu tatmin eden bir marka yaratan firma rakipleri zaten alt etmiş
olacaktır.
Rekabet üstünlüğü sağlamak
hedeflendiğinde, ürünün özellikleri ve faydalarından yola çıkarak bir değer
önerisi bulmak veya yaratmak söz konusudur. Sonra bu değer önerisini pazarlama
ve satış araçlarıyla kullanarak müşteride talep yaratma hedeflenir. Müşteri
adaylarının satın alma kararı etkilenmeye çalışılır. Burada rekabet, düşük veya
yoğun mutlaka vardır.
Karşılanmayan müşteri ihtiyacında
ise amaç, var olan ama karşılanamayan -keşfedilmemiş- bir talebi yaratmaktır.
Bu nedenle rakip söz konusu değildir. Bu durumda arz talep dengesi, arzı sunan
markadan yana olduğu için daha yüksek fiyattan satılabilir. O müşteri
ihtiyacında ilk marka olduğu için doğal bir satın alma gücü gerçekleşir.
İlk aklıma gelen örnek ETİ FORM
markasıdır. Eti Form, bisküvi pazarında diyet bisküvi markası olan ilk
markadır. Eti Form, diyet yapan tüketicileri hedefleyerek, bunların
karşılanmamış ihtiyacını karşılayacak ürünler üretmiştir. Aslında ürün, bir
çeşit bisküvidir. Ama bir diyet markası olarak konumlandırılmıştır. Kendisinden
önce olan Altınbaşak markasına rağmen zihinlere ilk giren diyet bisküvi markası
olmuştur.
Eti karşılanmamış müşteri
ihtiyacı yerine rekabet üstünlüğüne odaklanmış olsaydı ne yapardı? Muhtemelen
rakiplerinden lezzet, ürün bileşeni, üretim yöntemi fiyat vb. kriterlerde daha
avantajlı ürünler üretmeye çalışırdı. Başarılı da olabilirdi başarısızda.
Eti’nin bir karşılanmamış müşteri
ihtiyacı vakası daha vardır: Eti KARAM. Bitter çikolatada tüketici ihtiyacını
fark ederek buraya atak yaparak güçlü bir marka yaratmıştır.
Peki bu metodoloji bize nasıl yol
gösterir;
Birinci Yol; Karşılanmamış
müşteri ihtiyaçları, marka yaratma ve konumlandırmada kullanılan yöntemlerden
biridir. Stratejik bir Pazar, müşteri, rakip analizleri yapılarak varsa böyle
bir ihtiyaç bulunabilir. Bana göre her firmanın hayalinde böylesi ihtiyaçları
bulmak ve buna uygun ürünler üreterek marka yaratmak olmalıdır. Ancak her
sektörde ve firmada bu yöntemi kullanmak mümkün olmayabilir. Yine de
çalıştığımız firmalarda böylesi karşılanmamış ihtiyaçlar bulduğumuzu da
söyleyebilirim. Yani imkansız bir yol ya da hayal değildir. Sektöründe güçlü pozisyonlar
kazanmak isteyen, talep yaratan ve satılabilir ürünlere sahip olmak isteyen ve
bunu karlı fiyatlardan satmak isteyen firmalar bu yolu mutlaka düşünmelidirler.
İkinci Yol; Karşılanmamış
müşteri gereksinimi yoksa veya bulunamıyorsa rakip odaklı rekabet üstünlüğü
önem kazanır. Bu yolla rekabetten kurtulamazsınız ama rakiplere üstünlük
sağlayabilirsiniz. Bunun için ürünlerinizde rakiplerinize göre daha iyi
olduğunuz yönlere bakmalısınız. Rakiplere göre daha iyi yaptığımız şey nedir?
Veya sizi farklı kılan ve size tam anlamıyla somut bir üstünlük kazandıran ya
da kazandırabilecek özellikleriniz ve faydalarınız nedir? Bu özellikler ve
faydalar rekabetçi üstünlükleriniz olacaktır. Ancak bu özellik ve faydaların
müşterilerinizin satın alma kararını etkileyecek kudrette olmalarına dikkat
etmelisiniz.
Tabi üçüncü bir yol daha var.
Mevcut iş modelini değiştirmeden, bildik yöntemlerle devam etmek. Tercih sizin…