Dinamik
Pazarlamanın 3 Temel Gerilimi
Pazarlama, dengeli bir alan değildir; doğru
yönetilmediğinde büyümeyi durduran gerilimlerle doludur.
Dinamik pazarlama, uyumlu ve dengeli bir alan
değildir. Aksine, sürekli gerilim üreten üç ana eksen üzerinde çalışır. Bu
gerilimler doğru yönetilmediğinde büyüme durur. Doğru yönetildiğinde ise
sürdürülebilir hâle gelir. Pazarlama kararlarının tamamı, bu üç temel gerilimin
içinde alınır.
1. Rekabet –
Üstünlük Gerilimi
Rekabetin olduğu yerde denge yoktur. Rakipler
sürekli hamle yapar. Fiyatlar baskılanır. Ürünler benzeşir. Kanallar sıkışır.
Bu ortamda pazarlamanın temel gerilimi şudur:
Nasıl daha üstün olunur?
Üstünlük; daha ucuz olmak değildir. Daha çok
bağırmak da değildir. Üstünlük, müşterinin gözünde rakiplerden anlamlı biçimde
ayrışabilmektir. Bu ayrışma sağlanmadığında, pazarlama faaliyetleri gürültü
üretir ama büyüme üretmez.
2. Müşteri –
Kârlılık Gerilimi
Müşteri değer ister. Şirket kârlılık ister.
Dinamik pazarlamanın ikinci gerilimi bu iki beklenti arasındadır. Müşterinin
tercih ettiği değeri sunmak zorunludur. Ancak bu değer, sürdürülebilir
kârlılıkla satılamıyorsa sistem çalışmaz.
Bu noktada pazarlama, müşteri memnuniyeti ile
finansal gerçekler arasında denge kurmak zorundadır. Ne sadece müşteriyi memnun
eden ne de sadece şirketi koruyan kararlar yeterlidir. Doğru pazarlama, müşterinin
kabul ettiği değeri, şirketin kazanacağı fiyata dönüştürebilen
pazarlamadır.
3. Hız –
Kontrol Gerilimi
Pazar hızlıdır. Müşteri hızlıdır. Rakipler
hızlıdır. Ancak şirket yapıları genellikle yavaştır. Dinamik pazarlamanın
üçüncü gerilimi burada ortaya çıkar:
Hızlı olmak mı, kontrollü olmak mı?
Aşırı hız, plansızlığa ve kârlılık kaybına yol
açar. Aşırı kontrol ise fırsatların kaçmasına neden olur. Pazarlama bu iki uç
arasında denge kurmak zorundadır. Doğru kanallarda, doğru zamanda, doğru
hamleyi yapabilmek bu gerilimin sağlıklı yönetilmesine bağlıdır.
Sonuç
Dinamik pazarlama, bu üç gerilimi ortadan
kaldırmaz. Aksine onları kabul eder ve yönetir. Rekabette üstünlük, müşteride
değer, iş modelinde kârlılık ve sistemde hız–kontrol dengesi aynı anda
sağlanmak zorundadır. Pazarlama, bu dengeyi kurabildiği ölçüde büyüme üretir.
Bu nedenle pazarlama; plan yapan değil, gerilim
yöneten bir disiplindir. Ve büyüme, bu gerilimleri doğru yöneten
şirketlerin doğal sonucudur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder