Münhasır
Bayilik ve Geleneksel Bayilik: Aynı Bayi Değiller, Aynı Şekilde Yönetilemezler
Türkiye'de bayi yönetimi konusunda yapılan en
yaygın hatalardan biri, tüm bayileri aynı gözle değerlendirmektir.
Oysa bayi sistemleri tek tip değildir. Birden
fazla bayi modeli vardır ve her model farklı bir yönetim anlayışı gerektirir.
Sahada yaptığım çalışmalar sırasında sıkça
karşılaştığım bir durum vardır. Bir firma bayilerinden detaylı raporlama,
yatırım, mağaza standardı, eğitim katılımı ve performans hedefleri
beklemektedir. Ancak aynı firma bayilerine herhangi bir bölge koruması
vermemekte, marka bağlılığı istememekte ve bayi gelirinin büyük bölümünün rakip
markalardan gelmesine izin vermektedir.
Bu durumda ortaya çıkan sorun genellikle bayi
değildir. Sorun, bayi modeline uygun olmayan bir yönetim anlayışıdır.
Bayi yönetiminde ilk soru "Bayilerimizi
nasıl yönetelim?" değildir.
İlk soru şudur:
"Bizim sektördeki bayilik sistemi nasıldır?"
Çünkü münhasır bayilik sistemi ile geleneksel
bayilik sistemi birbirinden tamamen farklı yapılardır. Bu iki sistemi aynı
yöntemlerle yönetmeye çalışmak hem üreticiye hem de bayiye zarar verir.
Bayilik
Sistemleri Bir Kanal Tasarımı Konusudur
Birçok firma bayiliği yalnızca satış yapmak için
kullanılan bir araç olarak görür. Oysa bayilik sistemi aslında bir kanal
tasarımıdır.
Kanal tasarımı; ürünlerin müşteriye nasıl
ulaşacağını, kimin hangi sorumluluğu üstleneceğini, kimin ne kadar yatırım
yapacağını ve tarafların birbirine ne ölçüde bağlı olacağını belirler.
Bu nedenle bayi yönetiminin temelini ürünler
değil, kanal yapısı oluşturur.
Bayinin firmaya olan bağlılık düzeyi arttıkça
yönetim modeli de değişir.
·
Bağlılığın düşük olduğu sistemlerde farklı
kurallar gerekir.
·
Bağlılığın yüksek olduğu sistemlerde farklı
kurallar gerekir.
Bu ayrım yapılmadığında bayi yönetimi sürekli
sorun üretmeye başlar.
Geleneksel
Bayilik Sistemi Nedir?
Türkiye'deki bayilik sistemlerinin büyük bölümü
geleneksel bayi modelidir.
Bu sistemde bayi, aynı anda birden fazla marka
ile çalışır. Çoğu zaman rakip markaları da portföyünde bulundurur.
Bayi açısından bakıldığında temel amaç müşteriye
ürün satmaktır. Satılan ürünün hangi markaya ait olduğu çoğu zaman ikinci
plandadır.
Bu modelde bayi müşteriye bağlıdır. Markaya
değil.
Bu nedenle marka sadakati sınırlıdır.
Bayi kararlarını büyük ölçüde ticari kazanç,
kârlılık, stok riski, vade ve ürün bulunabilirliği gibi faktörlere göre verir.
İnşaat malzemeleri, tarım girdileri, hırdavat,
elektrik malzemeleri, yapı kimyasalları ve birçok sanayi ürününde bu model
yaygındır.
Bu sistemin en önemli avantajı hızlı yayılma
sağlamasıdır.
Firma daha düşük yatırımla daha geniş
coğrafyalara ulaşabilir. Ancak kontrol gücü düşüktür.
Bayi davranışlarını tamamen yönlendirmek mümkün
değildir.
Münhasır
Bayilik Sistemi Nedir?
Münhasır bayilik sisteminde ise bayi belirli bir
marka veya üreticiye odaklanır.
Gelirinin önemli kısmını bu markadan elde eder.
Çoğu zaman satış, servis, teknik destek ve
müşteri deneyimi üretici tarafından belirlenen standartlara göre yürütülür.
Otomotiv sektörü bunun en bilinen örneğidir.
Beyaz eşya, iş makineleri, bazı makine
ekipmanları ve belirli teknoloji sektörlerinde de benzer yapılar görülür.
Bu modelde bayi yalnızca satış noktası değildir.
·
Markanın sahadaki temsilcisidir.
·
Bu nedenle üreticinin kontrol gücü daha
yüksektir.
·
Performans hedefleri daha net belirlenebilir.
·
Müşteri deneyimi daha standart hale
getirilebilir.
Ancak bunun karşılığında üreticinin de
sorumlulukları artar.
·
Bölge koruması vermesi gerekir.
·
Bayinin yatırımını koruması gerekir.
·
Sürekli destek vermesi gerekir.
Geleneksel
Bayilik Sistemi Nasıl Yönetilir?
Firmaların en sık yaptığı hata geleneksel
bayileri kontrol etmeye çalışmaktır.
Oysa geleneksel bayi sistemlerinde temel amaç
kontrol değildir.
Tercih edilir tedarikçi olmaktır.
Bayi birden fazla markayla çalışıyorsa şu soru
önemlidir:
"Müşteri sipariş verdiğinde bayi benim
ürünümü öneriyor mu?"
Bu sorunun cevabı bayi yönetiminin merkezinde yer
almalıdır.
Bu sistemde başarılı olmak için öncelikle doğru
ticari şartlar oluşturulmalıdır.
·
Rekabetçi fiyat yapısı kurulmalıdır.
·
Kârlılık dengesi korunmalıdır.
·
Lojistik performansı güçlü olmalıdır.
·
Sipariş karşılama oranı yüksek olmalıdır.
·
Bayi iletişimi düzenli yürütülmelidir.
·
Kategori payı sürekli takip edilmelidir.
Bir diğer kritik konu yeni bayi kazanımıdır.
Geleneksel sistemlerde büyümenin önemli bölümü
kapsama alanını genişletmekten gelir.
Bu nedenle yeni bayi kazanımı sürekli çalışan bir
süreç olmalıdır.
Burada amaç bayiyi denetlemek değil, bayinin
gözünde vazgeçilmez tedarikçi olmaktır.
Münhasır
Bayilik Sistemi Nasıl Yönetilir?
Münhasır sistemlerde ise durum tamamen farklıdır.
Burada temel amaç tercih edilen tedarikçi olmak
değildir.
Zaten bayi büyük ölçüde markaya bağlıdır.
Asıl amaç güçlü ve disiplinli bir kanal sistemi
oluşturmaktır.
Bu nedenle performans yönetimi kritik hale gelir.
·
Satış hedefleri belirlenmelidir.
·
Pazar payı hedefleri oluşturulmalıdır.
·
Müşteri memnuniyeti ölçülmelidir.
·
Servis performansı takip edilmelidir.
·
Mağaza standartları denetlenmelidir.
·
CRM verileri düzenli paylaşılmalıdır.
·
Personel eğitimleri sürekli yapılmalıdır.
·
Bu sistemde bölge yönetimi de büyük önem taşır.
·
Bayi yatırım yapıyorsa bölgesinde korunmak ister.
·
Yetki ve sorumluluk dengesi kurulmalıdır.
Sorumluluk verilen bayiye gerekli yetkiler de
verilmelidir.
Aksi halde sistem sürdürülebilir olmaz.
İki Sistemin
Yönetim Farkları
Geleneksel bayi sisteminde öncelik bayi sadakati
yaratmaktır.
Münhasır sistemde öncelik performans ve standart
yönetimidir.
Geleneksel sistemlerde fiyat, vade ve ticari
şartlar belirleyici olur.
Münhasır sistemlerde marka yönetimi ve performans
kriterleri daha belirleyici hale gelir.
Geleneksel sistemlerde veri paylaşımı sınırlı
olabilir.
Münhasır sistemlerde veri paylaşımı sistemin
ayrılmaz bir parçasıdır.
Geleneksel sistemlerde denetim sınırlıdır.
Münhasır sistemlerde denetim zorunludur.
Geleneksel sistemlerde yatırım beklentisi
düşüktür.
Münhasır sistemlerde yatırım beklentisi
yüksektir.
Bu nedenle iki sistemin KPI'ları da farklı
olmalıdır.
Firmaların
Yaptığı En Büyük Hatalar
Birinci hata geleneksel bayileri münhasır bayi
gibi yönetmeye çalışmaktır.
Bayi başka markalarla çalışırken, ona tek marka
mantığıyla kurallar koymak çoğu zaman sonuç vermez.
İkinci hata yetki vermeden performans istemektir.
Özellikle münhasır sistemlerde bayi yatırım
yaparken bölgesel koruma ve destek görmek ister.
Üçüncü hata bölge koruması vermeden yatırım
beklemektir.
Bu yaklaşım zamanla bayi motivasyonunu azaltır.
Dördüncü hata yanlış KPI kullanmaktır.
Her kanal yapısının farklı performans
göstergeleri vardır.
Tüm bayi tiplerine aynı KPI setini uygulamak
sağlıklı sonuç vermez.
Beşinci hata ise bayi modelini net
tanımlamamaktır.
Birçok firma ne tam münhasır sisteme ne de tam
geleneksel sisteme sahiptir.
İki model arasında kalmış hibrit yapılar
oluşturur.
Bu durum sürekli çatışma yaratır.
Kritik Başarı
Faktörleri
Geleneksel bayilik sistemlerinde başarı;
·
Doğru ticari şartlar,
·
Yüksek hizmet seviyesi,
·
Güçlü bayi ilişkileri,
·
Etkin saha yönetimi,
·
Yaygın kapsama
üzerine kurulur.
Münhasır bayilik sistemlerinde başarı ise;
·
Doğru bölge tasarımı,
·
Performans yönetimi,
·
Eğitim sistemi,
·
Denetim mekanizması,
·
Veri yönetimi,
·
Marka standartları
üzerine kurulur.
Bu iki sistem birbirine benzese de başarı
kriterleri farklıdır.
Sonuç
Bayi yönetiminde başarının sırrı daha fazla bayi
denetlemek değildir.
Başarı, sahip olunan bayi modeline uygun bir
yönetim sistemi kurabilmektir.
Münhasır bayi ile geleneksel bayi aynı şey
değildir.
Dolayısıyla aynı şekilde yönetilemezler.
Bugün birçok firmanın yaşadığı bayi
problemlerinin önemli bölümü kötü bayi yönetiminden değil, yanlış bayi tipine
yanlış yönetim modeli uygulanmasından kaynaklanmaktadır.
Doğru sonuçlar ancak doğru kanal tasarımı ve
doğru yönetim modeli ile elde edilir.
Bayi yönetiminde ilk soru "Bayileri nasıl
yönetelim?" değil, "Nasıl bir bayi sistemi kurmalıyız?"
olmalıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder