Bayi Sisteminizi Güçlendirmek İster misiniz?

✓ Bayi Yönetimi Danışmanlığı ✓ Yeni Bayi Yapılanması ✓ Satış Yönetimi ✓ Bayi Yönetimi Olgunluk Analizi

20 Haziran 2021 Pazar

 

PODCAST YAYINLARI


ST Endüstri Radyo'da katıldığım programların podcastlerine aşağıdaki linklerden ulaşılabilir.

Güçlü Bayiler İnşa Etmek;

https://radyo.stendustri.com.tr/pazarlama-uzmani-faruk-sener-guclu-bayiler-insa-etmek/

Türkiye'de Bayilik Sistemleri ve Çeşitleri:

https://radyo.stendustri.com.tr/pazarlama-danismani-faruk-sener-turkiyede-bayilik-sistemleri-ve-bayi-yonetim/

Satış Departmanı Nasıl Kurulur?:

https://radyo.stendustri.com.tr/pazarlama-danismani-faruk-sener-yonetim-danismani-gursoy-erol-satis-ve-pazarlama-departmani-nasil-kurulur/

Akıllı Büyüme Stratejileri:

https://radyo.stendustri.com.tr/kobi-buyume-ve-strateji-danismani-faruk-sener-akilli-buyume-stratejileri/

KOBİ'ler 2020 Yılını Nasıl Planlamalı:

https://radyo.stendustri.com.tr/kobi-buyume-ve-strateji-danismani-faruk-sener-kobiler-yeni-yili-nasil-planlamali/



 

YENİ BAYİ YAPILANMASINDA RAKİP BAYİLERE GİTMEK!
Geleneksel bayilik sistemlerinde rakip bayiye gitmenin potansiyel bir riski vardır. Bölgesinde güçlü ve bir firma/marka ile kuvvetli bir ticareti olan (yani hem satış hacmi yüksek hem de kuvveti ilişkiler kurmuş) bir bayi, sizin bayiliğinizi sırf sizin faaliyetinizi kontrol altında tutmak için alabilir. Böyle bir bayi sizin, bölgesindeki bir rakibine (bayi düzeyinde) gitme ihtimalinizi önlemek için bayiliğinize talip olabilir. Sizinle çalışır, ürünlerinizi satar ama satış hacmini belli bir düzeyde tutarak, ileriye doğru büyüme vaatleri vererek sizi oyalayabilir. Sizde güçlü bir bayi bulduğunuzu zannederken bir kısır döngüye girmiş olursunuz. Hedeflediğiniz büyüme hiçbir zaman gerçekleşmez. Bu nedenle rakip bayiye gitmek her zaman en iyi seçenek değildir.

22 Şubat 2021 Pazartesi

Bayi bulma çalışması nasıl yapılır?

 

Geleneksel bayilik sistemlerinde yeni bayilik çalışmasını “bayi bulmak” olarak tanımlamıştık.  Yeni bayilik çalışması özel bir çaba ve yoğunlaşma gerektirir. Peki bunu nasıl yapacağız?

Öncelikle bayilik ihtiyacı olan bölgeleri belirlemelisiniz. Bunu il, ilçe, semt hatta cadde ve sokak düzeyinde yapabilirsiniz. Hedef müşterilerinizin yoğunlaştığı lokasyonları belirlemelisiniz.

Bölgeleri bir öncelik sırasına sokarak nereden başlayacağınızı kararlaştırmalısınız.

Bu planlamaya önem vermenizi tavsiye ederim. Zamanınızı ve enerjinizi etkili kullanmak için böylesi bir planlama şarttır. Planlı ve hedef odaklı olursanız az zamanda çok yol alırsınız. Aksi takdirde dere tepe düz ve bir arpa boyu yol gidersiniz.

Şimdi bayi bulma çalışmasına başlayabilirsiniz.  

Önce bayi aday havuzu oluşturmalısınız. Bayi adaylarınız mevcut sektörünüzde faaliyet gösteren esnaflar arasından çıkabileceği gibi tamamlayıcı ürün satan veya komşu sektörlerde bulunan, komşu ürünler satan esnaflar arasından da çıkabilir. Bayi aday havuzuna bu ikinci grup esnafları da dahil etmelisiniz.

Aday havuzunuzdan sonra sahada bulunan satış noktalarını bir ön araştırma ile tespit etmelisiniz. Bunun 4 yolu vardır,

·        Sahada aktif olarak tarama çalışması yapmak

·        Rakip firmaların web sitelerinden bayileri bulmak

·        Yandex navigasyona ürün grubu ve sektörü girerek satış noktalarını tespit etmek. (Örneğin bu satırları yazarken yandex’e “halı mağazaları” yazdığımda 7.468 şirket, mobilya mağazaları yazdığımda 74.137 şirket gösterdi)

·        Google’a ürün grubunu, sektörü ve bölgeyi girerek bayi adaylarını bulmak.

Son üç çalışmayı yapsanız da bayi bulmak için sahada olmalısınız. Masada ya da klavye başında bayi bulamazsınız. Bayi adaylarınız sahadadır. Arabayla hatta yaya olarak gezmeden potansiyel bayilerinize ulaşamazsınız. (Yaya gezmenin oldukça etkili olduğunu deneyimlerimden biliyorum. Arabayla ulaşılamayan noktalarda potansiyeli yüksek esnaflar olabilir. Arabayla gezin ama belli bölgelerde yaya olarak da mutlaka dolaşın)

Adayları tespit ettikten sonra excel ile ayrıntılı bir liste çıkarılmalıdır. Listede bayini adı, ünvanı, lokasyonu, mağaza büyüklüğü, sattığı ürün grupları, hangi rakipleri sattığı tahmini satış cirosu gibi detaylar olmalıdır. (Bu listeye temel verilerle başlayın. Görüşmeler yaptıkça elde ettiğiniz bilgileri ekleyerek geliştirin. Böylece sağlam bir envanter çıkarmış olursunuz.)

Bayi adaylarını lokasyon bazlı segmente etmeniz ve/veya harita üzerinde işaretlemeniz durumunda nerelere yoğunlaşmanız gerektiğini gösteren ip uçlarını görebilirsiniz. Yoğunlaşacağınız bölgeyi ve adayları bu şekilde belirleyebilirsiniz. (Bir firma için yaptığımız çalışmada o iş kolunda mağazaların İstanbul’da Ümraniye ve Pendik’te yoğunlaştığını tespit etmiştik. Bunun için verileri excele girmek ve analiz etmek yeterli olmuştu.)

Bundan sonra bayi adaylarını tek tek ziyaret ederek aktif görüşmeler yaparak bayi kazanım sürecini başlatmalısınız.

Kısa Kısa;

Kendinize günlük ve haftalık ziyaret ve bayi kazanım hedefleri koyun. Günlük 10 yeni ziyaret haftada 5 yeni bayi kazanımı, aylık belli bir tutar yeni ciro yapma gibi. Mevcut bayilerinizle olan faaliyetleriniz devam edeceği için yeni bayilik çalışmasını mutlaka hedeflere bağlamalı ve kendinizi güdülemelisiniz. Aksi takdirde mevcut işlerinize daha fazla odaklanır yeni bayilik çalışmasını ihmal edersiniz. Günün belli bir saatine kadar (örneğin 18.00’ kadar) günlük ziyaretleri tamamlamayı hedefleyin. Saat 18.00’de ziyaret başarı oranınıza bakın (10’da 10, 10’da 8, 10’da 5 gibi) Aynı şekilde bayi kazanım oranınızı haftalık olarak takip edin. Ay sonu ne kadar yeni ciro çıkardığınızı hesaplayın.

Yaptığınız tüm görüşmeleri kayıt altına alın. Kartvizitleri toplayın, noktanın iç ve dış fotograflarını çekin. Kiminle görüştünüz, ne görüştünüz, tespit ve yorumlarınız nedir, bayilik verilmeli mi, bayilik verme olasılığı var mı gibi soruları cevaplayan dosyalar oluşturun. Görüşmelerinizi ve detaylarınızı haftalık hatta günlük olarak yöneticinize raporlayın.

 Bayinizi ancak ve ancak siz bulursunuz, eşiniz, dostunuz, müdürünüz, arkadaşınız ya da başka bir bayiniz size bayi bulamaz. Size tavsiyeler olacaktır, dikkate alın ama bayi bulmak için kimseye güvenmeyin. Sadece kendinize güvenin.

11 Temmuz 2017 Salı

 

Türkiye’de Bayilik Sistemleri: 4 Temel Model ve Stratejik Bayi Yönetimi

Uzun yıllara dayanan bayi yönetimi ve saha operasyonları tecrübelerim, şirketlerin bayilik sistemleri konusunda ciddi bir kavram karmaşası yaşadığını gösteriyor. Bu makalede, sektördeki bu bilgi kirliliğini gidermek ve bayi ağını kurmak/dönüştürmek isteyen şirketler için geliştirdiğim "4 Boyutlu Bayilik Çerçevesi"ni ele alacağız.

 

Bayilik Sistemlerindeki Kavram Karmaşası

Türkiye pazarında "bayilik" dendiğinde genellikle akla ilk gelen ve referans alınan model münhasır (tek markalı) bayilik sistemleridir. Yani bayinin, yalnızca tek bir markanın ürünlerini sattığı, şirkete yüksek düzeyde bağımlı olduğu ve katı kurallarla yönetilen yapılardır.

Kariyerimin önemli bir bölümünde, bu tür tam münhasır mantıkla kurulan sistemleri yöneten kurumlarda görev aldım. Ancak farklı sektörlere ve ürün kategorilerine temas ettikçe, bayilik yapısının her zaman bu kadar katı olmadığını, bağımlılık düzeyinin orta, düşük ve hatta sıfır olduğu farklı ekosistemlerin de var olduğunu deneyimledim.

Bu farklı yapılar, maalesef hem şirketler hem de yöneticiler için bir kafa karışıklığı yaratmaktadır. Mevcut bayilik sistemini dönüştürmek veya sıfırdan bir ağ kurmak isteyen firmaların, bu tortuyu kaldırarak resmi berrak bir şekilde görmesi şarttır.

Bayilik Sistemlerini Belirleyen 3 Temel Dinamik

Sektörel tecrübelerim ışığında, bayilik sistemlerinin yapısını ve çeşitlerini belirlerken şu üç temel kurguyu referans almaktayız:

  1. Ürün Çeşitliliği: Bir veya birden fazla ürün/ürün kategorisi satma durumu.
  2. Tedarikçi Çeşitliliği: Bir veya birden fazla tedarikçi firma/marka ile çalışma durumu.
  3. Kurumsal Yapı: Bir veya birden fazla tüzel kişilik ile faaliyet gösterme durumu.

Not: Bu temel kurguya, bayinin sahip olduğu fiziksel mekanların (ofis, depo, mağaza) ve kurduğu ekiplerin sayısını eklediğimizde büyük resim tamamlanmış olur.

Bayilik Matrisi: 4 Temel Bayilik Çeşidi

Tedarikçi firma sayısı ile satışı yapılan ürün sayısı arasındaki ilişkiyi analiz ettiğimizde, karşımıza 4 farklı yapı çıkmaktadır. Sahadaki gözlemlerime dayanarak kavramsallaştırdığım bu 4 model şunlardır:


1. Tam Münhasır Bayilik

  • Yapı: Tek tedarikçi firma/marka + Tek ürün/ürün kategorisi.
  • Özellikler: Bayinin ana firma ile tamamen özdeşleştiği, kurallı çalışmanın ve bağımlılığın en yüksek olduğu modeldir.
  • Sektörel Örnekler: Akaryakıt istasyonları, LPG bayileri, otomobil yetkili satıcıları, tek marka beyaz eşya bayileri.

2. Münhasır Bayilik

  • Yapı: Tek tedarikçi firma/marka + Birden fazla ürün/ürün kategorisi.
  • Özellikler: Ana markaya bağlılık devam eder ancak ürün gamı genişlemiştir.
  • Sektörel Örnekler: Belirli bir markanın hazır giyim mağazaları, tek markaya bağlı büyük nalburiye/boya bayileri.

3. Serbest Bayilik (Geleneksel Bayilik)

  • Yapı: Birden fazla tedarikçi firma + Tek ürün/ürün kategorisi.
  • Özellikler: Bayi tek bir uzmanlık alanına (ürün kategorisine) odaklanır, ancak bu kategoride farklı markaları bir arada sunar. Ana firmaya bağımlılık azalır.
  • Sektörel Örnekler: Çok markalı halıcılar, mefruşatçılar, bağımsız lastikçiler.

4. Satış Noktası

  • Yapı: Birden fazla tedarikçi firma + Birden fazla ürün/ürün kategorisi.
  • Özellikler: Kurallı çalışma ve bağımlılığın en düşük olduğu yapıdır. Sözleşmeli ve kurumsal bir yönetim sisteminden ziyade, ticari bir al-sat döngüsü hakimdir.
  • Sektörel Örnekler: Perakendeciliğin çeşitli formları (Süpermarketler, kozmetik mağazaları, yapı marketler, ziraat bayileri).

Sektörel Deneyimler ve Adaptasyon Sorunları

Teorik bilginin ötesinde sahadaki "deneyim" faktörü kritik bir rol oynar. Şirketlerin bayilik sistemleri stratejileri kadar, bu sistemleri yönetecek kişilerin sektörel geçmişi de önemlidir.

Geleneksel veya serbest bayilik sektöründe yetişmiş bir yönetici ya da bayi, tam münhasır bir sisteme geçtiğinde büyük bir uyum sorunu yaşar. Aynı durum tam tersi için de geçerlidir. Yıllarca tek markanın katı kuralları (Tam Münhasır) içinde çalışmış deneyimli bir yönetici, çoklu tedarikçi ve ürünün olduğu esnek bir yapıya (Satış Noktası) geçtiğinde afallayabilir.

Sahada sıklıkla karşılaştığımız performans kayıplarının, çatışmaların ve "tecrübesizlik" suçlamalarının temelinde aslında kişilerin veya firmaların yetersizliği değil, iki farklı bayilik yapısı arasındaki bu derin kültür ve işleyiş farkı yatar. Sistemler arası geçişte bağımlılık düzeyi ve kurallı çalışma yoğunluğu (Tam münhasırdan satış noktasına doğru gidildikçe) gevşer. Bu dinamiğin farkında olan yöneticiler ve firmalar, adaptasyon süreçlerini çok daha verimli yönetirler.

Sonuç ve Stratejik Öneri

Bir sektörde bayiliğin hangi tipe doğru evrileceğini belirleyen ana unsur; şirket politikalarının ötesinde, bayinin tek bir ürün ve marka ile elde edebileceği iş hacmi ve kârlılıktır. Eğer bayi tek marka ile tatmin edici bir kâr elde edebiliyorsa sistem "Tam Münhasır" olarak kalır. Kârlılık düştükçe yapı "Satış Noktasına" doğru kayar. (Bayiler kârlılık ve finansal tercihlerine göre bu operasyonları bazen tek şirket, bazen de farklı şirketler ve ekipler üzerinden yönetebilirler.)

Bu makalede sunduğum kavramsallaştırma, şirketlerin bayi yönetim süreçlerini iyileştirmeleri için stratejik bir zemin sunmaktadır. Yeni bir bayilik teşkilatı kuracak veya mevcut sistemini dönüştürecek firmaların, öncelikle "Biz bu 4 modelden hangisiyiz ve hangisi olmak istiyoruz?" sorusunu yanıtlaması, atılacak adımların başarısı için kritik öneme sahiptir.

 

24 Şubat 2017 Cuma

Müşterilerinizi Nasıl Anlarsınız?


Pazarlama stratejisi geliştirirken tamamlanması gereken adımlardan biri müşteri analizidir. Rekabetçi bir bakış açısı geliştirmek için titizlikle yapılması gerekir. Müşteri analizinde amaç, müşterilerin ürün kullanımına ilişkin “dünyalarını” anlamaktır. Bu “dünyada”, markanın ve rakip markaların pozisyonlarını ve müşterinin tutum, davranış ve alışkanlıklarını keşfetmek stratejinize çok önemli girdiler sağlayacaktır.
J.Trout ve A. Ries  “Aşağıdan Yukarıya Pazarlama” kitabında  bütün pazarlamacılara “cepheye inin” derler. Onlara göre cephe, müşterilerin zihnidir. Bu cephede başarılı olmak için yani müşteri zihnini iyi anlayabilmek için bazı tavsiyelerde bulunurlar*;
·        Cepheye giderken bagajınızı (bilgi yükünüzü) boşaltın.
·        Cepheye tasdik edilmek için değil bilgi edinmek için gidin.
·        Cepheye giderken bütün önyargılarınızı ve kararlarınızı geride bırakın.
·        Yanınıza sadece meraklı gözlerinizi ve açık fikirliliğinizi alın.
·        Kararlı olun; cepheye inmek ve cephede kalmak için.
·        Yargılamayın, peşin hükümler vermeyin, sadece gözlem yapın.
·        Beklentilerinizle çelişse bile karşılaştığınız olgulara saygı duyun.
·        İstikrarlı bir şekilde notlar alın.
·        İlk intibanızdan şüphe etmeyin hatta önemseyin.
·        Aptal durumuna düşmekten korkmayın! Bazen meselenin özünü en naif soruyla anlarsınız.
Peki cephede ne yapılır? Cephede ürün ve markanıza avantaj kazandıracak rekabetçi bir perspektif aranır. “Aradığınız bir bakış açısı, bir perspektiftir. Bir gerçek, bir düşünce, bir fikir, bir konsept, bir kanıdır aradığınız ve bu rakiplerinizin sahip olduklarıyla çelişen bir şey olmalıdır.” **
 Cephede Mücadele Teknikleri
Markam Danışmanlık olarak projelerimizde cepheye inmeye ve orada kaliteli zaman geçirmeyi önemseriz. Müşteri zihnini anlayarak müşteri görüşü kazanmak için kullandığımız beş teknik*** vardır. Bu teknikleri ürün, kategori ve sektör dinamiklerine göre kullanmaya çalışırız.
·        Veri Dedektifliği
o   Tüketici araştırmaları ve tüketicilere dair her türlü kalitatif ve kantitatif verilerin incelenmesidir. Müşterileri anlamak için mevcut veri kaynakları bir çıkış noktası olarak değerlendirilir. Arama motoru analizleri, sosyal medya analizleri, istatistiki veriler, sektörel derneklerin yayınları, pazarlama araştırmaları bu süreçte değerlendirilir.
·        Gazetecilik
o   Müşterileri anlamanın en basit yolu onlarla konuşmaktır. Bunun için bir gazeteci gibi hedef müşterinizin bulunduğu yerlere gitmeli, temas kurmalı ve röportaj yapmalısınız. Bu röportajın önceden tasarlanması ve sonra değerlendirilmesi önemlidir. Yeterince görüşme yapıldığında kuvvetli müşteri görüşlerine ulaşılır.
 
·        Antropolog Olmak
o   Müşterilerin gerçekten nasıl davrandığını anlamak için müşterilerin gerçek dünyaları içinde gözlenmesidir. B2C ürünü için ev yaşamının içinde gözlem yapılması, B2B ürünü için müşterinin yanında ve onunla birlikte çalışılması, alışveriş mekanlarında müşterilerin izlenmesi önemlidir. Bir antropolog gibi müşteri dünyasına dahil olunarak gözlem ve değerlendirme yapılır. P&G’da tüm pazarlama personeli ve yöneticilerinin ev ziyaretleri yapmaları bu kapsamdadır.
o   Türkiye’de deterjan markalarının karton ambalajdan naylon poşet ambalaja geçişi yine böyle bir çalışmanın sonucunda olmuştur. Deterjanların ağırlıkla bir ıslak mekan olan banyoda tutulması ve bunun kartona verdiği zarar dikkate alınarak naylon poşete geçiş yapılmıştır.
·        Taklitçilik
o   Müşteri taklidi yaparak yani aktif bir şekilde ürün ve hizmetleri kullanarak ürün-markaya dair çok önemli deneyimler kazanılır. Bu teknikle ilgili çok keyifli ve başarılı bir film vardır. Filmde bir reklamcının (Mel Gibson) reklamını yapacağı ürünleri kullanırken başına gelen kaza ve sonrasını izleriz.
·        Bilim Adamlığı
o   Bu teknikte müşterilerin bilinçli veya bilinçsiz olarak ürün kullanımı ile ilgili bir deneye katılımcı olması sağlanarak sonuçlar çıkarılır.
Bu tekniklerin bazıları çok maliyetli (veri dedektifliği ile araştırma) iken bazılarının maliyeti (gazetecilik) düşüktür. Bazılarınız zorluk seviyesi yüksek (antropolog ve bilim adamlığı) bazılarının düşüktür (taklitçilik). Aynı zamanda her tekniğin kendine göre güçlü ve zayıf yanları vardır.  Verilerin değerlendirilmesi ve yorumlanması aşamasında bu yanların dikkate alınması gerekir.
Ürün kategori ve sektör dinamikleri ve eldeki imkanlara göre bu tekniklerin bir karışımı kullanılabilir. Bu tekniklerin istikrarla ve nitelikli bir şekilde uygulanması durumunda müşterileri anlama yolunda çok ciddi mesafeler kazanıldığı görülecektir.
Kaynaklar;
* Aşağıdan Yukarıya Pazarlama,J.Trout,A.Reis,Mediacat Yayınları, sy:24
** Aşağıdan Yukarıya Pazarlama,J.Trout,A.Reis,Mediacat Yayınları, sy:26
*** Bu tekniklerin isimlendirilmesinde  “Müşteriniz Ne İster? (Timaş Yayınları)” yararlandım.

23 Ocak 2017 Pazartesi

Tek Slaytla Pazarlama Stratejisi

 
 
 
Bazen tek bir görsel, sayfalar dolusu yazıdan daha etkili anlatım gücüne sahip olur. Ancak bu tek görseli görebilmek ve gösterebilmek hiç kolay değildir. Pazarlama stratejisi üzerine bir yazıyı kaleme alırken aşağıdaki şema zihnimde şekillendi. Yazıdan daha etkili olduğu için kısa bir açıklama ile paylaşıyorum.
 
 
 

Pazarlama stratejisinin aranacağı yer, rakiplerin zayıf ancak firmanın güçlü olduğu ve buna karşın karşılanmamış müşteri ihtiyaçlarının bulunduğu yerdir. Kuvvetli bir pazarlama stratejisinin ilk adımı karşılanmamış müşteri ihtiyaçları ile uyumlu üstünlüklerin geliştirilmesi veya bulunmasıdır. Bunun için güçlü ve zayıf yanlar değerlendirilirken müşterilerin beklenti ve istekleri de gözden geçirilmedir. Mevcut tedarikçiler tarafından tatmin edilemeyen bir müşteri ihtiyacı belirleyicidir. Rakipler tarafından tatmin edilemeyen bir müşteri ihtiyacını karşılayabilecek yetkinlik, nitelik veya üstünlük pazarlama stratejisinin merkezinde yer alır.

Güçlü Bayi Sistemleri Daha Fazla Satış ve Kârlılık Üretir

Şirketinizi Güçlendiren Sekiz Yönetim Boyutu

  Yönetim sisteminizi bütüncül olarak değerlendirmek için stratejik bir çerçeve Giriş Şirketler çoğu zaman yaşadıkları sorunları tek bir...

Popüler Yayınlar