Kurumsallaşma Önce Kurumsal İnsanla Başlar
Şirketlerde kurumsallaşma denildiğinde akla genellikle organizasyon şemaları, prosedürler, görev tanımları ve yönetim sistemleri gelir.
Oysa yıllar içinde şirketlerde fark ettiğim önemli bir gerçek var.
Kurumsallaşma, önce kurumsal insan gerektirir.
Burada "kurumsal insan" derken takım elbiseli, plaza çalışanını kastetmiyorum.
Kurumsal insan; şirketin uzun vadeli çıkarlarını, kendi kısa vadeli çıkarlarının önünde tutabilen kişidir. Şirketin koyduğu kurallara, yalnızca denetlendiği için değil, doğru olduğuna inandığı için uyan kişidir.
Bu kavramı yıllar önce yaşadığım bir olaydan sonra zihnimde netleştirmiştim.
Bir şirkette bayi sistemini düzenlemek amacıyla önemli bir karar almıştık.
Bayilerin kendi bölgeleri dışında satış yapmaları yasaklanmıştı. Amaç; bayi çatışmalarını önlemek, güveni korumak ve uzun vadede güçlü bir satış ağı oluşturmaktı.
Patron bu kuralı onaylamıştı. Her ne kadar uygulama konusunda yeterince kararlı davranmasa da, ortada herkesin bildiği bir şirket politikası vardı.
Ancak satış yöneticilerinden biri, daha fazla prim kazanmak için bu kuralı bilinçli olarak ihlal etti. Üstelik bunu yalnızca kendisi yapmakla kalmadı; bağlı olduğu bayileri de bölge dışına satış yapmaya teşvik etti.
Kısa vadede satış rakamı arttı. Kendi primi yükseldi. Ama şirket kaybetti. Çünkü yıllarca emek verilerek oluşturulan bayi güveni zedelendi.
İşte o gün şu gerçeği fark ettim:
En mükemmel kurallar bile, onlara inanmayan insanlar tarafından kolayca etkisiz hâle getirilebilir.
O günden sonra kurumsallaşmaya farklı gözle bakmaya başladım.
Bugün bana göre kurumsallaşmanın dört temel ayağı vardır.
1. Doğru Kurallar
Şirketin uzun vadeli çıkarlarını koruyan, adil, açık ve uygulanabilir kurallar oluşturulmalıdır.
Yanlış kurallar kurumsallaşmayı değil, bürokrasiyi üretir.
2. Bu Kuralları Kararlılıkla Uygulayan Liderlik
Kurallar yalnızca çalışanlar için değildir.
Liderler de o kurallara uymalı ve istisna yaratmamalıdır.
Bir kuralın kaderini belirleyen, çoğu zaman yazılmış olması değil; liderin o kuralı sahiplenmesidir.
3. Bu Kuralları Benimseyen Kurumsal İnsanlar
Kurumsal insan; kendi performansını artırmak için şirketin geleceğini riske atmayan kişidir.
Kısa vadeli primini değil, uzun vadeli kurum başarısını düşünür.
Çünkü bilir ki, güçlü kurum varsa sürdürülebilir başarı da vardır.
4. Doğru Kurgulanmış Bir Yönetim İşletim Sistemi
Kuralların uygulanması tesadüflere bırakılamaz.
Yetkiler, sorumluluklar, performans sistemi, ödüllendirme mekanizmaları, bilgi akışı ve denetim süreçleri birbirini destekleyen bütünleşik bir yapı oluşturmalıdır.
İnsanları doğru davranmaya teşvik eden, yanlış davranışların ise sonuçlarını görünür kılan bu yapı, şirketin yönetim işletim sistemidir.
Bu dört ayaktan biri eksik olduğunda kurumsallaşma eksik kalır.
Doğru kurallarınız olabilir.
Ama lider sahiplenmiyorsa sistem işlemez.
Lider kararlı olabilir.
Ama çalışanlar kurumsal bilinç taşımıyorsa kurallar delinir.
İnsanlar iyi niyetli olabilir.
Ama doğru tasarlanmış bir yönetim işletim sistemi yoksa iyi uygulamalar kişilere bağlı kalır ve zamanla kaybolur.
İşte bu nedenle artık kurumsallaşmayı yalnızca organizasyon şemaları veya prosedürler üzerinden değerlendirmiyorum.
Kurumsallaşma; doğru kuralların, güçlü liderliğin, kurumsal insanların ve sağlam bir yönetim işletim sisteminin birlikte çalıştığı bir yönetim kültürüdür.
Çünkü güçlü şirketleri yalnızca iyi stratejiler değil...
Doğru sistemi kuran ve o sisteme inanan insanlar ayakta tutar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder