Ticari Şart
Paketi Nasıl Geliştirilir?
Ticari şartlar, şirketlerin en önemli
ticari yönetim araçlarından biridir. Buna rağmen Türkiye'de bu konuya hak
ettiği önemin verildiğini söylemek zordur. Pek çok firmada ticari şartlar
sistematik bir yaklaşımla tasarlanmaz; yazılı hale getirilmez ve kurumsal bir
politika olarak yönetilmez. Bayilerle yapılan ticaret çoğu zaman yazılı ve
bütüncül bir ticari şartlar paketine değil, kişilere bağlı sözlü mutabakatlara
dayanır.
Oysa rekabetçi pazarlarda ticari şartlar, yalnızca bir fiyatlandırma konusu
değildir. Yeni bayi kazanmak, mevcut bayilerin bağlılığını artırmak, pazardaki
penetrasyonu yükseltmek, raf payını büyütmek, sipariş sıklığını artırmak ve
sürdürülebilir satış büyümesi sağlamak için kullanılan en önemli ticari
araçlardan biridir.
Üstelik bayiler bir üreticiyle çalışıp çalışmamaya karar verirken sadece
iskonto oranına bakmazlar. Sunulan ürün kalitesini, ödeme vadelerini, ciro
primlerini, kampanyaları, lojistik desteğini, pazarlama katkılarını, teknik
hizmetleri ve diğer tüm ticari avantajları birlikte değerlendirirler. Başka bir
ifadeyle, bayi tek tek unsurları değil, ticari şartlar paketinin toplam
değerini satın alır.
Bu nedenle iyi tasarlanmış bir ticari şartlar paketi, şirketin rekabet
gücünü belirleyen stratejik bir yönetim aracıdır. Ancak bu paketin doğru
tasarlanması kadar doğru yönetilmesi de önemlidir. Çünkü her iskonto, her vade,
her ciro primi ve her kampanya şirket açısından bir maliyet oluşturur. Asıl
başarı; verilen bu ticari tavizlerin sağladığı ilave satış ve kârlılığın,
katlanılan maliyetten daha yüksek olmasını sağlamaktır.
İşte bu yazıda, şirketlerin rekabet gücünü artıracak ve aynı zamanda
kârlılığı koruyacak etkili bir ticari şartlar paketinin nasıl
geliştirileceğini ele alacağız.
Satışları ve
Karlılığı Artıran Ticari Şartlar Nasıl Tasarlanır?
Rekabetin yoğun olduğu sektörlerde satış yapmak
yalnızca iyi bir ürün üretmekle mümkün değildir. Rakipler benzer ürünler sunar,
kalite standartları birbirine yaklaşır ve fiyat rekabeti giderek artar. Böyle
bir ortamda müşterinin kararını etkileyen en önemli unsurlardan biri de ticari
şartlar paketidir.
Birçok şirket ticari şartları yalnızca iskonto
vermek olarak görür. Oysa ticari şartlar bundan çok daha geniş bir kavramdır.
İskonto, vade, ciro primi, kampanyalar, bedelsiz ürünler, pazarlama destekleri,
lojistik avantajları ve eğitim hizmetleri bir bütün olarak müşteriye sunulan
ticari değer teklifini oluşturur.
Asıl soru ise şudur:
Şirketinizin sunduğu ticari şart paketi gerçekten
satışları ve kârlılığı artırıyor mu, yoksa sadece kâr marjınızı mı azaltıyor?
Ticari şartlar
bir maliyet değil, bir yatırım aracıdır
İş dünyasında sık yapılan hatalardan biri, ticari
şartları yalnızca "verilen tavizler" olarak değerlendirmektir.
Oysa doğru bakış açısı farklıdır.
Ticari şartlar ve teşvik sistemleri, satışları
büyütmek amacıyla şirketin kârından yaptığı kontrollü yatırımlardır.
Örneğin yeni bir müşteriyi kazanmak için verilen
%5 iskonto, ilk bakışta kârdan vazgeçmek gibi görünür. Ancak bu müşteri uzun
yıllar çalışacak, düzenli sipariş verecek ve yeni müşterilere referans
olacaksa, verilen iskonto aslında geleceğe yapılan bir yatırımdır.
Benzer şekilde yıl sonunda ödenen ciro primi de
bir maliyet değil, bayinin satışlarını artırmasını sağlayan bir teşvik
mekanizmasıdır.
Önemli olan verilen ticari tavizin değil, o
tavizin sağladığı ticari sonucun ölçülmesidir.
Satış
Matematiği burada devreye girer
Bir ticari şart paketini değerlendirirken
sorulması gereken temel soru şudur:
Verilen ticari tavizler sayesinde elde edilen
ilave satış ve ilave kârlılık, bu tavizlerin maliyetini karşılıyor mu?
Başarılı şirketler ticari şartları sezgilerle
değil, rakamlarla yönetir.
Örneğin;
- Verilen iskonto satış hacmini ne kadar artırdı?
- Kampanya yeni müşteri kazandırdı mı?
- Ciro primi gerçekten ilave satış oluşturdu mu?
- Uzun vade satışları artırırken finansman maliyetini ne kadar
yükseltti?
- Bedelsiz ürün uygulaması yeni siparişleri tetikledi mi?
Bu soruların cevapları ölçülmeden ticari
şartların başarılı olup olmadığını söylemek mümkün değildir.
Başarılı bir
ticari şart paketi nasıl geliştirilir?
1. Hedef
müşteri belirlenmelidir
Her müşteri aynı ticari şartlara ihtiyaç duymaz.
Yeni kazanılacak müşteri ile yıllardır çalışan
stratejik müşterinin beklentileri farklıdır. Büyük sanayi kuruluşu ile küçük
bir bayi aynı teşvik sistemiyle yönetilemez.
İlk adım, müşteri segmentlerini doğru
belirlemektir.
2. Rakiplerin
sunduğu ticari şartlar analiz edilmelidir
Pazarda yalnızca ürünler değil, ticari modeller
de rekabet eder.
Rakipler hangi vadeyi veriyor?
Hangi ciro primini uyguluyor?
Hangi kampanyaları düzenliyor?
Şirketinizin ticari şart paketi rekabetçi
değilse, ürününüz ne kadar kaliteli olursa olsun satışta zorlanabilirsiniz.
3. Müşterinin
beklentisi anlaşılmalıdır
Her müşteri daha fazla iskonto istemez.
Bazıları hızlı teslimata,
bazıları teknik desteğe,
bazıları uzun vadeye,
bazıları ise stok güvencesine daha fazla önem
verir.
Doğru ticari şart paketi, müşterinin gerçekten
değer verdiği unsurlardan oluşur.
4. Her ticari
aracın amacı net olmalıdır
Şirketlerde en sık karşılaşılan hatalardan biri,
ticari şartların amaçsız kullanılmasıdır.
Oysa her aracın belirli bir hedefi olmalıdır.
- İskonto yeni müşteri kazandırmak için verilir.
- Ciro primi satış hacmini artırmak için uygulanır.
- Kampanyalar belirli ürün gruplarını desteklemek için düzenlenir.
- Bedelsiz ürün yeni ürün denetmek için kullanılır.
- Uzun vade müşterinin finansman ihtiyacını karşılamak için sunulur.
Amaç belli değilse, verilen her taviz zamanla
kalıcı maliyete dönüşür.
5. Ticari
şartların maliyeti hesaplanmalıdır
İskonto görünür bir maliyettir.
Ancak ticari şart paketinin görünmeyen
maliyetleri de vardır.
Uzun vade finansman maliyeti oluşturur.
Bedelsiz ürün gizli iskontodur.
Ciro primi satış sonrası ödenen ek maliyettir.
Kampanyalar ürün başına kârlılığı azaltabilir.
Bu nedenle tüm ticari şartlar birlikte
değerlendirilmelidir.
6. Toplam
ticari şart paketi oluşturulmalıdır
Başarılı şirketler müşterilerine tek tek taviz
vermez.
Bunun yerine bütünleşik bir ticari model
sunarlar.
Ürün,
fiyat,
iskonto,
vade,
ciro primi,
lojistik,
pazarlama desteği,
teknik hizmet,
eğitim,
stok desteği
birlikte düşünülür.
Müşteri aslında bu paketin tamamını satın alır.
7. Yatırımın
geri dönüşü ölçülmelidir
Ticari şartların başarısı yalnızca satış
artışıyla ölçülmez.
Asıl ölçülmesi gereken;
- ilave satış,
- ilave brüt kâr,
- ilave net kâr,
- yeni müşteri sayısı,
- müşteri sadakati,
- stok devir hızı,
- tahsilat performansı
gibi göstergelerdir.
Satış Matematiği tam da bu noktada devreye girer.
Ticari şartların maliyetini ve sağladığı ticari
değeri birlikte analiz ederek yatırımın geri dönüşünü ortaya koyar.
Sonuç
Rekabetçi pazarlarda ticari şartlardan tamamen
vazgeçmek mümkün değildir. Hatta çoğu zaman doğru tasarlanmış ticari şartlar
olmadan satış yapmak da mümkün değildir.
Ancak ticari şartlar kontrolsüz şekilde
uygulandığında şirketin kârlılığını eriten gizli maliyetlere dönüşebilir.
Bu nedenle başarılı şirketler ticari şartları bir
gider kalemi olarak değil, satış büyümesini destekleyen stratejik yatırım
araçları olarak görür. Her iskonto, her kampanya, her ciro primi ve her vade
uygulaması; sağlayacağı ilave satış ve kârlılık açısından değerlendirilir.
Kısacası, ticari şartların amacı taviz vermek
değil, kontrollü yatırım yaparak daha fazla ve daha kârlı satış
gerçekleştirmektir. Bu dengeyi kurabilen şirketler, hem rekabet güçlerini
artırır hem de sürdürülebilir büyüme sağlar. İşte Satış Matematiği'nin temel
görevi de bu dengeyi rakamlarla görünür hale getirmektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder